Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Ağırtaş Resmi Web Sitesi ''Gavurgıran''

Mayıs 21, 2012, 02:58:04 ÖÖ
Haberler:

Gönderen Konu: Geyik Boynuzu  (Okunma sayısı 179 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı şahin

  • Site Yöneticisi
  • *
  • İleti: 3,270
  • Rep Puan: 61
    • Ağırtaş
    • E-Posta

Geyik Boynuzu
« : Nisan 25, 2010, 02:07:29 ÖS »
Hasan Sezâî Efendi zamânında, Edirne'de, kötü yola düşmüş bir kadın vardı. Bir zaman bu kadın hâlisâne olarak tövbe edip, eski hâlinden vazgeçti. Sâlih ameller işlemeye başladı. Fakat, uygunsuz kimseler tarafından tedirgin ediliyor, rahat bırakılmıyordu. Bu kadın Hasan Sezâî'ye gelerek yardım istedi. O da, kadına dergâhta kadınlara mahsus kısımda kalabileceğini bildirince, bir oda tahsis edilip, kadın orada kalmaya, ibâdet ve tâatla meşgûl olmaya başladı.

Bu arada boş durmayan fitneciler, Hasan Sezâî hakkında çirkin iftirâlar yaymaya başladılar. Daha da ileri giderek, bir gece dergâhın kapısına geyik boynuzu astılar. O ise bu hallere sabrediyor kimseye bir şey demiyordu. Geyik boynuzunu dergâhın içine aldırdı. Edirne vilâyeti günlerce bu dedikodularla çalkalandı. Hasan Sezâî Efendi yine sabrediyor, hiç ses çıkarmıyordu.

Bu şâyiânın yayılmasından az zaman sonra, Edirne'de müthiş bir uyuz hastalığı peydah oldu. Hasan Sezâî hakkında her kim iftirâ ve dedikodu etmiş ise ve her kim bu dedikoduları dinleyip kabûl etmiş ise, bu hastalığa yakalandı. Hastalık, bu sözlere adı karışmış olanlara yayılıyor, diğer insanlara bir şey olmuyordu. Hastalığa yakalananların bütün vücûtları yara bere içinde kaldı. Hiçbiri derdine çâre bulamadı.

Affı ve merhameti pekçok olan Hasan Sezâî hazretleri onların bu hastalık sebebiyle şiddetli acı ve sıkıntı çekmelerine dayanamadı. Mübârek kalbi tahammül edemeyip, bir gece kılık kıyâfetini değiştirerek çarşıya çıktı. Kahvelerden birine girdi. Hiç kimse onu tanıyamadı. Uyuz olanlara yaklaşarak;

"Sizin derdinizin ilâcı Hasan Sezâî'dedir." deyip oradan ayrıldı. Ertesi gün dergâhın önü ana-baba gününe döndü. Hastalığa tutulan herkes çâre bulmak ümîdiyle dergâha koşuyordu. Hasan Sezâî Efendi, gelenlerden herbirine, onların dergâhın kapısına astıkları geyik boynuzundan kazıyıp, toz hâlinde veriyordu. O tozu yarasına süren herkes Allahü teâlânın izni ile şifâ buldu. Bu arada herkes hatâsını anlayıp, yaptıkları iftirâ ve dedikodulara pişmân oldular, tövbe ettiler. Böyle bir dertten kurtulmuş olmanın verdiği sevinçle, bir sergi açıp üzerine para attılar. Toplanan paralarla dergâhın kapısına bir çeşme yapıldı.
  Kaynak: Evliyalar Ansiklopedisi             
Konuyu Paylaþ:
  digg  slashdot  delicious  technorati  facebook  twitter  google  google
farkımız tarzımız Trabzonlu olmamız... ya tam sustururuz.. ya kan kustururuz... ne kral tanırız ne de kural...susarsak güneş dogar.. konusursak ay batar... O KADAR...

Çevrimdışı Emrah

  • Site Yöneticisi
  • *
  • İleti: 2,535
  • Rep Puan: 23
    • Ağirtaş
    • E-Posta

Ynt: Geyik Boynuzu
« Yanıtla #1 : Nisan 26, 2010, 12:12:40 ÖÖ »
Ya Allah :) işte bu hikayeyi okuyup bence bundan ders cikaralım Şahin abi teşekkürler çok iyi bir konu :)

Çevrimdışı şahin

  • Site Yöneticisi
  • *
  • İleti: 3,270
  • Rep Puan: 61
    • Ağırtaş
    • E-Posta

Ynt: Geyik Boynuzu
« Yanıtla #2 : Nisan 26, 2010, 11:56:23 ÖS »
rica edeirm  ne demek siz yeterki okuyunn :)
farkımız tarzımız Trabzonlu olmamız... ya tam sustururuz.. ya kan kustururuz... ne kral tanırız ne de kural...susarsak güneş dogar.. konusursak ay batar... O KADAR...